• Röportaj : Kerimcan Akduman

    Röportaj : Kerimcan Akduman

    Her röportajım için çok heyecanlanırım ama bu seferki biraz daha farklıydı. Sorularımı odamdaki bilgisayarımdan dünyanın öbür ucundaki bir gezgine atmak nasıl heyecan verici olmasın ki? Yaptığı dünya turunu sosyal medyadan ve internet sitesinden takip edip seyahat hikayelerini bayılarak okuduğumuz Kerimcan Akduman'la aramızdaki km'leri aşıp şahane bir röportaj gerçekleştirdik ! 

    Öncelikle bize biraz kendinden bahseder misin? Kerimcan Akduman kimdir?

    - 30 yaşında, İstanbul'da doğmuş büyümüş biridir. Reklamcılıkla geçen yetişkinlik yıllarına 2015 yılında son verip 360 adını verdiği dünya turuna başlamıştır. 

    Bizlere, seninle neredeyse özleşmiş olan ve sosyal medyadan heyecanla takip ettiğimiz "360"ı anlatır mısın? Fikir ne zaman ve nasıl ortaya çıktı ?

    -Fikrin çıkış noktasına dair hiç fikrim yok. Kendimi bildim bileli dünyayı gezmek istiyordum. Ancak okul-iş vs gibi şeyler içerisinde insan bazen hayallerini erteleyebiliyor. Baktım ertelemenin sonu yok ekonomik ve kişisel olarak tüm şartları sağlayıp yola çıkmaya karar verdim. Projenin adına, kısmi rotasına ve hayallerimi ertelememeye ise kesin karar vermem 2015 Şubat'ta İstanbul-Toronto uçuşunda önümdeki dergide bulunan dünya haritasına bakarken oldu sanırım.

    Şu an belki de hayatının çok büyük bir parçası haline gelen "seyahat"le aran nasıl? Sürekli şehir değiştirmek ve farklı şehirlerde uyanmak nasıl bir his?

    -Benim seyahatle aram hep iyi oldu. Hep dediğim bir şey vardır, ben tüm sorularımın cevaplarını yolda buldum. Bu nedenle vazgeçebileceğim bir şey değil. Baktım kafamda çok soru var dünya seyahatine çıktım. Sürekli şehir değiştirmek, farklı şehirlerde uyanmak kağıt üzerinde yorucu bir şey. Ancak diğer yandan her gün yeni bir hayata başlamak gibi. Tam bir özgürlük hissi. Kimseye bir şey kanıtlamadan yaşamanın hafifliği de başka bir artısı.

    Evini,aileni,arkadaşlarını hatta buradaki hayatını ardında bırakıp çoğumuzun hayallerini süsleyen bir dünya turuna çıktın.  Böyle bir karar vermek zor oldu mu? Kalkıp gitmek isteyip korkanlara önerilerin var mı?

    -Ben ilk seyahat ettiğim dönemde ne internet vardı ve sosyal medya. Şu anda istediğim zaman sevdiklerimin yüzlerini görmek şansına sahibim. Bu noktada artık seyahat etmek, uzaklara gitmek, yola çıkmak gibi kavramlar eskisi kadar ürkütücü değil. Marketten çikolata alırken bile hangisi diye oturup düşünüyoruz. Elbette bu kadar uzun süreli bir proje için karar vermek de kolay olmuyor. Ancak hayattaki önceliklerinizi belirlediğinizde yapacağınız fedakarlıklar çok umurunuzda olmuyor hatta fedakarlık bile sayılmıyor gözünüzde. 

    Kalkıp gitmek isteyene öneri vermeye gerek yok, niyeti olan zaten iğne deliğini bile bulsa oradan yola çıkar. Güzel bir Boşnak atasözü vardır: seyahatin önündeki tek engel kapının eşiğidir.

    Şu ana kadar seni en çok etkileyen şehir hangisiydi?

    -Çok var. O yüzden sevdiğim en iyi 5 listelerinden birini yapacağım: 

    5- Penang

    4- Berlin

    3- Londra

    2- Montreal

    1- Cape Town 

     

    Sorularımı cevapladığın için teşekkür ederim !

    Önceki Röportaj
    Röportaj : Sena Turan
    Sonraki Röportaj
    Röportaj: Bestami Köse