• Neleri Sevdim? Temmuz 2017

    Neleri Sevdim? Temmuz 2017

    Temmuz güzel miydi bir düşüneyim... Galiba güzeldi, yani normal bir aydı şimdi gereksiz yere de övmek istemiyorum ama standart bir aydı. bu yazıyı burda bitiriyorum.

    şaka.

     

    Çeşme- ılıca

    çok kısa bi' izmir seyahatim oldu, sırt çantası ve çadırla şehir şehir gezmekten denizli, kumlu, güneşli tatili özlemişim. Çeşme,alaçatı,ılıca hepsine baktık biraz. En çok Ildır'ı beğendim, alaçatı'nın yersiz kalabalığına ve gürültüsüne göre oldukça sakin, sevimli bir yerdi. denizini de sevdim tertemizdi<3 köy kahvesinde zeki müren adası manzarasına karşı boyozlu kahvaltı en mutlu olduğu anlardandı. Bana popüler mekanlardansa sessiz sakin yerler daha çekici geliyor, kafa dinlemeli tatiller böyle yerlerde daha güzel geçiyor, alaçatı'da saat 9'dan sonra gerçekten adım atılacak tek bir yer kalmıyor. Asla kalabalığı azalmayan bir salı pazarı düşünün, işte alaçatı akşamları aynen böyle oluyor. Neyse şimdi de Alaçatı'yı gereksiz yere yerdim, birazdan orada da çok sevdiklerimden bahsedicem merak etmeyin. oranın da olumlama zamanı gelecek... Kısacası bence yolunuz taaa oralara kadar düşmüşken ılıca'ya uğrayın, gerçekten seveceğinize eminim, balık pazarları da epey şirin. çok keyifli ufak mekanlar mevcut.

    İmren pastanesi

    Şimdi gelelim Alaçatı'da sevdiğim ender mekanlardan olan imren pastanesi'ne. Glutensiz seçenekleri, taze tatlıları, gerçek meyvelerden yapılan dondurmaları her şeyiyle favorim. üstelik bence fiyatlar alaçatı standartlarında oldukça normal. Çünkü tek bir top dondurmayı 10liraya satan mekanları da gördü bu gözler. Mekanın dekorasyonu da  çok şeker sanıyorum 76 yıldır Alaçatı'dalarmış, çok güzel nostaljik eşyalar var içeride, oturmasanız bile göz atın<3 favorim damla sakızlı kurabiyeleri ve damla sakızlı dondurmaları (aşırı geniş zevk ve vizyon)

    Son nefes havaya karışmadan - Paul Kalanithi

    Kitabı çok sevdim, okuduğum en etkileyci hayat öykülerindendi. Sevdiğim alıntılar;

    ''Hayat ilk yirmi yılda yaşanır, sonrasında ise sadece anlatılır.''

    "Dışımızda aradığımız mucizeler içimizdedir aslında: Koskaca Afrika sığar içimize ve harikaları da; bizler o cüretkar ve maceracı unsuruyuz tabiatın, onu inceleyenin idrak ettiğini bir çırpıda, diğerleri kavrayamaz ebediyen kafa yorsa."

    ''Nereye gittiğini bilen adama , bütün dünya yol verir.'' demişti Emerson .''O, hayalini anlatmanın bir yolunu daima bulur, ağırbaşlı bir sevinçle onu mutlaka duyurur.''

    "İngilizcede "felaket" anlamına gelen disaster sözcüğünün kökeni "dağılan, parçalanan yıldız" (dis-a-star) anlamına gelir."

    "Nereye gittiğini bilen adama, bütün dünya yol verir. O, hayalini anlatmanın bir yolunu daima bulur, ağırbaşlı bir sevinçle onu mutlaka duyurur."

    "Bir gün doğduk, bir gün öleceğiz,aynı gün, aynı an...Bir ayağımız mezarda dünyaya getirirler bizi, güneş bir an parıldar, sonra yeniden gece olur."

    les trois couleurs blanc

    Yönetmenliğini Krzysztof Kieślowski'nin yaptığı şahane film. Müzikler Zbigniew Preisner'den

    Karol'un yaşadıkları beni çok etkiledi, özellikle müzikler şahaneydi. birinin linkini buraya bırakıyorum. fazla bir şey söyleyeceğimi zannetmiyorum, sadece mutlaka izleyin, mutluluklarınızı sorgulayacaksınız.

    Önceki Yazı
    Favori Seyahat Youtube Kanallarım!
    Sonraki Yazı
    Neleri Sevdim? Eylül 2017